ISO 14064-1 Karbon Ayak İzi Doğrulaması – Winergy Technologies Winergy Technologies - Enerji Verimliliği Danışmanlığı

ISO 14064-1 Karbon Ayak İzi Doğrulaması

Küresel Isınma, atmosfere salınan sera gazlarının birikmesiyle oluşan sera etkisi sonucu dünya yüzeyindeki sıcaklığın artmasıdır. Güneş’in yaydığı kızılötesi ışınlar, milyonlarca kilometrelik bir yolculuktan sonra dünyamıza ulaşır. Bu ışınların bir kısmı yeryüzüne çarparak karaları ve denizleri ısıtır, bir kısmı ise dünyaya çarptıktan sonra uzaya geri yansır. Ancak havadaki sera gazları kızılötesi radyasyonun bir kısmını emerek atmosferden kaçmalarını engeller. Bu emilim atmosferin ısınmasına neden olur. Atmosferde ne kadar fazla sera gazı olursa, o kadar fazla ısı tutulur. Sonuç olarak, Dünya’nın ortalama sıcaklığı yükselir.

Son 100 yılda, küresel iklim, kısmen insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları nedeniyle ortalama 0,5°C ısındı. İngiliz bilim adamı Stern’in araştırması, bugünden herhangi bir emisyon salınmasa bile, küresel sıcaklığın önümüzdeki on yıllarda 0,5 °C ila 1 °C arasında artmaya devam edeceğini ortaya koydu. Araştırmada yapılan iklim modelleri; Bu emisyonları önemli ölçüde azaltmak için önlem alınmadığı takdirde, gelecek yüzyılda dünyanın 1,4°C ila 5,8°C arasında ısınacağı projeler. Bu değişiklikler, dünyanın hidrolojik döngüsünü önemli ölçüde istikrarsızlaştıracak, yağış ve su akışlarında daha fazla değişkenliğe neden olacak ve aşırı hidrolojik olayların yoğunluğunu artıracaktır.

Dünyanın gelmiş geçmiş en sıcak 5 yılı (en sıcaktan başlayarak) 2005, 1998, 2002, 2003 ve 2006’dır. Görüldüğü gibi en sıcak 5 yıl son 15 yılda yaşanmıştır.

Karbon Ayak İzi nedir?

Küresel ısınmanın başlıca sorumlusu olarak gösterilen ve karbondioksit (CO2) cinsinden ölçülen, insan faaliyetleri sonucunda açığa çıkan sera gazlarının çevreye verdiği zararın ölçüsüdür.

Karbondioksit ve diğer sera gazları her zaman atmosferimizde bulunmuş ve tıpkı sera gibi ısıyı içeride tutarak dünyayı yaşanabilir hale getirmiştir. Sanayileşme ile birlikte bu gazların atmosferdeki miktarı artmış, daha fazla ısının tutulmasıyla küresel ortalama sıcaklık yükselmiştir. Bunun sonucu iklim değişikliğidir. Her gün yaptığımız aktivitelerle bu sera gazlarının salınımına neden oluyor ve dünyayı etkiliyoruz.

Bu etki bizim Karbon Ayak İzimizdir.

Bazen bu karbon salınımı çok net bir şekilde görülmektedir. Örneğin işe giderken araçlarımızın egzoz borularından çıkan gazlarda olduğu gibi. Bazen durum o kadar açık değildir. Örneğin, piyasadan aldığımız ürünlerin üretiminden nakliyesine kadar olan süreçteki emisyonlar.

Sanılanın aksine Karbon Ayak İzimizi azaltmak o kadar da zor değil. Yaşam standartlarımızdan taviz vermeyi gerektirecek fedakarlıkların yanı sıra, yaşam kalitemizi ciddi şekilde iyileştirecek sonuçları olması muhtemeldir.

Karbon Ayak İzimizi tam olarak belirlemek mümkün olmasa da bu konuda edineceğimiz genel fikir, iklim üzerindeki kişisel olumsuz etkimizi azaltmamıza yardımcı olacaktır.

Sera gazı

Karbon Dioksit, Metan, Nitroksit, Hidroflorokarbonlar, Perflorokarbonlar, Kükürt Heksaflorür, Ozon, Su Buharı, Kloroflorokarbonlar…

Bütün bu gazlar, yüksek ısı tutma kapasiteleri nedeniyle küresel ısınmaya neden olan gazlardır. Yani sera gazlarıdır. Ancak Kyoto protokolü bu gazlardan sadece ilk 6’sının kontrol edilmesini ve azaltılmasını talep etmektedir. Karbon Ayak İzi için bu altı sera gazı hesaplanır.

Bu altı sera gazından ısı tutma kapasitesi en yüksek olan gaz Sülfür Heksaflorürdür. Aynı miktardaki Karbondioksit gazından 23.900 kat daha fazla ısı tutabilir. Benzer şekilde, Perflorokarbonlar, Karbon Dioksitten 9.200 kat daha fazla ısı tutabilir. Ancak bu iki örneğe bakarak yanılmamak gerekir. En tehlikeli sera gazı, küresel ısınmada %50 paya sahip olan Karbondioksit’tir. Çünkü atmosferdeki karbondioksit moleküllerinin hem miktarı hem de ömrü çok uzun, örneğin 50-100 yıl.

Hiçbir şey yapmazsak gelecekte ne olacak?

• Her şeyden önce buzullar eriyecek.
• Kar yağışının azalması sonucunda büyük kuraklıklar meydana gelecektir.
• Deniz ve okyanus seviyelerinin artması sonucunda kıyı şeridi olan ülkeler, adalar ve şehirler sular altında kalacak.
• Orman yangınları artacak
• Kuraklık, erozyon, çölleşme gibi afetlerde artış olacaktır.
• Yaşam alanlarında ve türlerde azalma olacaktır.
• Sıcak hava dalgaları nedeniyle ölümler olacaktır.
• Kuzey Afrika çölleşecek ve büyük göçler olacak.
• Tatlı su kaynaklarının azalması sonucunda insanlık susuzlukla karşı karşıya kalacaktır.
• Mercan resiflerinin neredeyse tamamının (%97) yok olması, kutup ayılarının neslinin tükenmesi gibi yaşam alanlarında ve türlerde azalma olacaktır.
• Arktik Okyanusu tamamen yok olacak.
• Bulaşıcı hastalıklar özellikle Afrika ve Kuzey Amerika’da artacak, sıtma yayılacak.

Atmosferdeki karbondioksit birikiminin değişmesine bağlı olarak iklimin değişebileceği ihtimali ilk olarak 1896 yılında İsveçli Nobel ödüllü Svante Arrhenius tarafından tahmin edilmiştir.

Ne Yapabilirim?

Hepimiz işe gitmek zorundayız ve hepimiz tüketimi seviyoruz. Ancak birçok yönden yardımcı olabiliriz.
İlk olarak, küresel ısınmaya kişisel katkımızın farkına varmalıyız. Bugünden itibaren Karbon Ayak İzi size bu katkıyı nasıl en aza indirebileceğinizi ve gelecekte nasıl doğru ürün seçimlerini yapabileceğinizi gösterecek.

Bunları biliyor musun? Elektrik, karbon emisyonlarına en büyük katkıyı sağlıyor. Bu yüzden elektrikli ısıtıcıyla kahve yaptığınızda veya televizyonu açtığınızda küresel ısınmaya katkıda bulunduğunuzu söylüyor.

Hemen yapmaya başlayabileceğiniz şeylerin bir listesi aşağıdadır; Bunları yaparak küresel ısınmaya katkınızı azaltabilirsiniz. Bu listedeki önlemlerin size maliyeti olmayacak; Aksine tasarruf etmenizi sağlar.

1. Yenilenebilir kaynaklardan (rüzgar ve hidroelektrik gibi) elektrik üreten bir yeşil enerji enerji şirketine abone olun; böylece elektrikten sıfıra karbon ayak izi katkınızı azaltabilirsiniz.
2. Kullanmadığınız cihazlarınızı (ışıklar, televizyon, DVD oynatıcı, Hi-Fi, bilgisayar vb.) tamamen kapatın.
3. Isıtıcıyı biraz kısın (birkaç derece daha düşük deneyin).
4. Sıcak suyun sıcaklığını biraz azaltın (iki derecelik bir düşüş bile büyük fark yaratacaktır).
5. Isıtıcının zamanlayıcı ayarını kontrol edin; İşe giderken evi ısıtmanın bir anlamı yok.
6. Bulaşık ve çamaşır makinenizi tam yükte çalıştırın; Bu sayede su, elektrik ve deterjandan tasarruf etmiş olursunuz.
7. Demliğe kullanacağınız kadar su doldurunuz.
8. Cep telefonunuz şarj olur olmaz şarj cihazından çıkarın.
9. Buzdolabınızın/dondurucunuzun buzunu düzenli aralıklarla çözün.
10. Haftalık alışverişi tek seferde yapın.
11. Çamaşırlarınızı makinede kurutmak yerine asarak kurutun.
12. Spor salonuna gitmek yerine koşmayı seçin.

Aşağıdaki önlemler bir miktar para yatırmanızı gerektirebilir, ancak 1-4 yıl içinde faturalardaki tasarruflarla kendilerini amorti edeceklerdir.

1. Enerji tasarruflu ampuller kullanın.
2. İkinci radyatörlerinize termostatik vanalar takın.
3. Sıcak su boylerinizi, çatınızı ve duvarlarınızı yalıtın.
4. Evin ısısının yüzde 35’i duvarlardan kaybedilir. Orta büyüklükteki bir evde duvar yalıtımı yapmak, yakıt faturalarına yılda 100 sterlin ekleyecektir.
5. Tavanı 180 mm kalınlığında yalıtarak çatıdan kaybedilen ısının yüzde 25’ini durdurabilirsiniz.
6. Evsel atık suları geri dönüştürün.
7. Eski buzdolabınızı/dondurucunuzu (15 yaşından büyükse) yeni bir “A” enerji sınıfı buzdolabı/dondurucu ile değiştirin.
8. Eski kazanınızı yeni, enerji verimli bir yoğuşmalı kazan ile değiştirin.

Daha az seyahat edin ve karbon ayak izinizi artırmayın.

1. Arabanızı işe giderken veya çocukları okula götürürken paylaşın.
2. Araba yerine otobüse veya trene binin.
3. Yurt içi uçağa binmeyin (örn. Londra’dan Edinburgh’a); bunun yerine tren veya otobüs kullanın.
4. Fransa’ya uçağa binmek yerine feribot veya tünele binin (İngiltere için).
5. İşvereninizin haftada bir gün evden çalışmanıza izin verip vermeyeceğini öğrenin.
6. Yeni araba alırken dizel motorlu olanları tercih edin. Dizel aracınız varsa kendi biyodizelinizi üretebilirsiniz.
7. Tatildeyken araba yerine bisiklet kiralayın.
8. Otelde kaldığınız süre boyunca odadan çıkarken ışıkları ve klimayı kapatın.
9. Havlularınızın her gün değil gün aşırı yıkanmasını isteyin.

Birincil karbon ayak izinin yanı sıra ikincil bir ayak izi de vardır ve bu sizin alışveriş alışkanlıklarınıza bağlıdır. Süpermarketten sezon dışı yiyecek aldığınızda, uzak ülkelerden uçak veya gemi ile getirilmiş; Bu aynı zamanda karbon ayak izinize de katkıda bulunur.

1. Et tüketimini azaltın.
2. Musluk suyu içmek için güvenliyse (özellikle uzaklardan getirilmişse) şişelenmiş su satın almayın.
3. Yerel olarak yetiştirilen meyve ve sebzeleri seçin ve mümkünse kendi meyve ve sebzelerinizi yetiştirin.
4. Taze meyve ve sebzeleri mevsimi dışında almayın; Uzak yerlerden getirilmiş olabilirler.
5. Evinizin yakınında üretilen ürünleri seçin (uzak yerlerde üretilen ürünlerden kaçının).
6. Organik ürünler satın alın.
7. Fazla paketlenmiş ürünleri satın almayın.
8. Mümkün olduğunda geri dönüştürün.
9. Boş zamanlarınızda yaptığınız aktivitelere dikkat edin.

Aşağıdaki faaliyetlerden hangisi karbon emisyonlarında artışa neden olur? Sauna, sağlık kulübü, restoran ve barlar, go-kart vb.

Bunlara ek olarak iş yerinizin karbon ayak izi de var.

Masanızdan ayrılırken bilgisayarınızı ve monitörünüzü açık bırakır mısınız? Ofisten çıkarken ışıkları açık bırakır mısın? Gereksiz çıktı mı alıyorsunuz? Sayfanın her iki tarafına da yazdırmak mümkün mü?

Dikilen her ağaç yılda 12 kg karbondioksit emer. Yaşamları boyunca 1 ton karbondioksiti yok ederek doğanın en büyük koruyucularından biridirler.

KARBON AYAK İZİ HESAPLAMASI

Karbon ayak izi, kurum veya kişilerin birim karbondioksit, ulaşım, ısınma, elektrik tüketimi vb. faaliyetlerinden kaynaklanan toplam sera gazı emisyonu miktarıdır. Karbon ayak izi hesaplamasında uluslararası alanda çeşitli metodolojiler ve standartlar geliştirilmiştir. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayınlanan metodolojilere ek olarak, GHG Protokolü, ISO 14064, CDP, PAS 2050, 6 ana sera gazı (CO2, CH4, N2O, PFc, HFc, SF6) Kyoto Protokolü kapsamında değerlendirilmiştir. geliyor.

Bir şirketin karbon ayak izini hesaplaması için 4 adımdan oluşan bir süreç izlemesi gerekiyor. Bunlar kısaca:

Adım 1 Hedefin Belirlenmesi: Karbon ayak izi hesaplaması ile ulaşılacak hedef(ler)in belirlenmesidir. Örneğin, Karbon ayak izi sonuçları, CO2 azaltma hedeflerini belirlemek ve (olası) CO2 azaltma önlemlerini tanımlamak için kullanılabilir.

Adım 2 Limitlerin Belirlenmesi: Amaç belirlendikten sonra firma karbon ayak izinin sınırlarını belirlemek için çeşitli seçimler yapmalıdır (uygulanacak standartlarda belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla). Kurumsal raporlama için en çok kullanılan kapsam, operasyonel kontrol kapsamıdır. Bu, kuruluşun günlük operasyonel kontrolleri altındaki tüm faaliyetlerden kaynaklanan karbon ayak izini hesaplayacağı ve sorumluluğunu üstleneceği anlamına gelir. Şirketin kendi faaliyetleri dışındaki bazı emisyonlar bu kapsamda değerlendirilecektir.

Adım 3 Veri toplama ve emisyon faktörlerinin uygulanması: Ayak izinin sınırları ve kapsamı üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra, faaliyetlere ilişkin veriler toplanabilir ve emisyon faktörleri ve küresel ısınma potansiyelleri hesaplanabilir. Bu bilgi koleksiyonuna envanter denir. Emisyon faktörleri her ülkede farklılık gösterebilir ve zamanla değişebilir. Emisyon faktörleri için IPCC kılavuzu ve WBCSD’nin GHG Protokolü 2007 gibi birçok kaynak mevcuttur.

Adım 4 Sonuçların değerlendirilmesi ve ayak izinin raporlanması: Rapor şeffaf olmalı ve yapılan seçimler ve varsayımlar açıkça belirtilmelidir. Rapordaki bilgilerde seçilen referans yıl 2012 örnek yılı ile karşılaştırılmalı, verilerdeki ve hesaplamalardaki olası belirsizlikler (doğruluk) belirtilmelidir.

KARBON AYAKİZİ

Küresel ısınmanın başlıca sorumlusu olarak gösterilen ve karbondioksit (CO2) cinsinden ölçülen, insan faaliyetleri sonucunda açığa çıkan sera gazlarının çevreye verdiği zararın ölçüsüdür. Birimi “kg.CO2 eşdeğeri” veya “ton.CO2 eşdeğeri”dir.

Kurumlara göre karbon ayak izi; Yasal yükümlülükler, kurumsal sosyal sorumluluk, müşteri veya yatırımcı talepleri, pazarlama ve kurum imajı, sera gazı emisyonlarının zorunlu veya gönüllü olarak azaltılması ve emisyon ticareti mekanizmalarına katılım için hesaplanmaktadır.

Karbon ayak izini 2 farklı kategoride inceleyebiliriz;

1- Kişisel Karbon Ayak İzi
2- Kurumsal Karbon Ayak İzi

1- Kişisel Karbon Ayak İzi
Yıllık yaşam faaliyetlerimiz sırasında kişisel olarak sorumlu olduğumuz emisyonların ne kadarını gösteren konsepttir.

Kişisel Karbon Ayak İzi 2 ana bölümden oluşur;

a. Birincil Karbon Ayak İzi: İnsanların evlerinde tükettikleri elektrik ve yakıt nedeniyle tükettikleri fosil yakıtların ve araçlarla (araba, uçak gibi) yaptıkları yolculukların yarattığı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

B. İkincil Karbon Ayak İzi: İnsanların kullandıkları ürünlerin üretimlerinden nihai bozulmalarına kadar tüm yaşam döngüsünden kaynaklanan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

2- Kurumsal Karbon Ayak İzi
Kurumların yıllık faaliyetleri ile ilgili emisyonları gösteren kavramdır. Kurumsal Karbon Ayak İzi 3 ana bölümden oluşmaktadır;

a. Doğrudan Karbon Ayak İzi (Kapsam-1): Kurumların faaliyetleri için (ısıtma veya üretim süreci için) kullandıkları fosil yakıtlar ve kuruma ait araçların kullandığı fosil yakıtların yarattığı emisyonlar Kapsam-1 kapsamında değerlendirilir.

B. Dolaylı Karbon Ayak İzi (Kapsam- 2): Kurumların tükettiği elektrik enerjisinden kaynaklanan emisyonlar, kurumun başka bir kurumdan satın aldığı buhar, soğutma veya sıcak su kaynaklı emisyonlar Kapsam-2 kapsamında değerlendirilir.

NS. Diğer Dolaylı Karbon Ayak İzi (Kapsam-3): Kurumların kullandıkları ürünlere (örneğin hammaddeden reklam broşürlerine), satın aldıkları taşeronluk faaliyetlerine, kurumun kiralık araçlarının kullandığı yakıta ve araziye ilişkin tüm emisyonlar, kurum çalışanlarının iş amaçlı deniz ve hava taşımacılığı Kapsam-3 kapsamındadır. değerlendiriliyor.

KARBON AYAK İZİ AZALTMA YÖNTEMLERİ

1- Enerji Verimliliği: Günümüzde enerji verimliliği çalışmaları ile ticari binalarda %33’e, endüstriyel tesislerde ise %40’a varan tasarruf potansiyeli bulunmaktadır. Tüketilen enerji ne kadar azaltılabilirse, o kadar fazla emisyon azaltımı sağlanır. Bu sayede kurumlar sadece emisyonlarını azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda maliyetlerini de azaltacaktır.

2- Geri Dönüşüm: Cam, kağıt, alüminyum gibi atıkların birikip geri dönüşüm yoluyla geri kazanılması durumunda emisyon azaltımı sağlanır. Çünkü sıfırdan hammadde üretmek için gereken enerji geri dönüşüme göre daha azdır. Örneğin 1 ton kağıt geri dönüştürülerek, atmosfere 36 ton CO2 salınımı yapılmamaktadır.

3- Ağaç Dikmek: Emisyonları azaltmak için akla gelen ilk yol ağaç dikmektir. Ağaçlar, fotosentez yoluyla havadaki CO2’yi yapraklarına emerek yaşamları için ihtiyaç duydukları gıdayı oluştururlar. Kişiler ve kurumlar da arazi ağaçlandırma çalışmaları yoluyla emisyonları azaltabilir. Aslında, emisyon sekestrasyon miktarı her ağacın tipine ve yaşına göre farklılık gösterir. Ancak bu farkı belirlemek için özel bir çalışmaya ihtiyaç vardır. Bugün ağaç başına yıllık emisyon azaltımı için 11 kg.CO2 rakamını ele alıyoruz.

4- Yenilenebilir Enerji Kullanımı: Tükettiğimiz elektriğin kWh başına atmosfere salınan yaklaşık 0,6 kg.CO2’dir.

5- Düşük Karbon Emisyonlu Ürün ve Hizmetleri Tercih Etmek: Kağıt ve plastik başta olmak üzere geri dönüştürülebilir ürünleri tercih etmek ve kullandığımız ürünlerin A ve üzeri enerji sınıflarını tercih etmek emisyonları azaltmanın yollarındandır. Bu hafifletme yolu aynı zamanda hem üreticiler hem de hizmet sağlayıcılar için yatırımcı baskısı yaratan bir faktördür. Bunun nedeni karbon ayak izini azaltmak isteyen kurumların ürün ve hizmet alımlarında sıfır emisyonlu ürün ve hizmet sunan kurumların ürünlerini tercih etmeleridir.

6- Ulaşım Tercihlerini Değiştirmek: Kişisel araçlarımız yerine toplu ulaşımı tercih ederek ulaşımla ilgili karbon ayak izimizi %90’a varan oranda azaltabiliriz. Özellikle otobüsle gidebileceğimiz mesafelerde uçakla seyahat etmemek de bir emisyon azaltma yöntemidir. Bunun nedeni, hava yolculuğunda birim mesafe başına emisyon miktarının diğer ulaşım yöntemlerine göre daha fazla olmasıdır.

7- Yakıt Tercihinin Değiştirilmesi: Araçlarda kullanılan fosil yakıtların veya hibrit yakıt kullanımının yarattığı emisyonları azaltmak için düşük emisyonlu yakıtların tercih edilmesi, araç kaynaklı emisyonların azaltılmasında tercih edilen bir yoldur.

8- Karbon Azaltma Kredisi Alınması: Karbon kredisi; Akredite kuruluşlar tarafından her ton için verilen sertifikalardır. CO2, karbon azaltım projeleri ile veya mevcut karbon emisyon kotası altında oluşturulmaktadır. Karbon ayak izini azaltmak veya karbon nötr olmak isteyen kişi, kurum veya kuruluşlar bu kredileri satın alarak emisyonlarını azaltabilir.

Karbon Ayak İzi Neden Hesaplanır?

• yasal zorunluluk,
• Kurumsal Sosyal Sorumluluk,
• Müşteri veya yatırımcı talepleri,
• Pazarlama ve kurumsal imaj
• Sera Gazı Emisyon Azaltımı (zorunlu/gönüllü)
• Emisyon ticareti mekanizmalarına katılım

Karbon Ayak İzi Doğrulaması

Atmosferdeki sera gazlarının artması nedeniyle iklim değişikliğine bağlı olarak yaşam koşullarında değişiklikler görülecektir. Sanayileşmenin artması ile birlikte farklı gazların doğaya salınması ile bazı gelişmeler olmuştur. Bu konuda küresel bir girişimin ardından belli standartlar ortaya çıkıyor.

Çalışmalar kurum içi ve farklı kurumlarda ön plana çıkabilir. 14607 Ürün Karbon Ayak İzi Standardı ortaya konularak azaltım işlemlerinin nasıl gerçekleştirileceği konusunda bir durum ortaya konulabilir.

Karbon Ayak İzi Doğrulama Sertifikası Nasıl Alınır?

ISO 14607 olarak bilinen karbon ayak izi doğrulama belgesi ile ilgili aksiyonlar, uluslararası denetleyici şirketler tarafından değerlendirildikten sonra alınabiliyor. Bir yıllık veya 6 aylık bir süre içerisinde bu emisyonların miktarları incelenerek; Gerekli belge veya sertifikaların sağlanması gibi bir durum da ortaya çıkabilir. Doğrulanmış hesaplamaların ardından sera gazı miktarına göre bu belgeler sunulabilir.

ISO 14064-1 Standardı ve Karbon Ayak İzi

Dünya, insan dahil, canlı ve cansız varlıklarıyla bir düzen ve denge içindedir. Ancak hızla ilerleyen zamanda ihtiyaçlarının peşinde koşan insanoğlunun yaşam biçiminin iklim sisteminde bozulmaya neden olduğu artık genel kabul görmektedir. İklim değişikliği, bugün dünyada karşı karşıya olduğumuz küresel ölçekte en büyük sorunlardan biri olarak ifade edilmektedir.

Bilimsel olarak elde edilen somut veriler, insan yapımı sera gazlarının küresel iklim değişikliğine neden olduğunu ortaya koymaktadır. Daha da kötüsü, atmosferde yüzlerce yıl kalabilen insan kaynaklı sera gazlarının neden olduğu iklim değişikliğinin etkilerini görmeye devam edeceğiz. Bugün gelinen nokta itibariyle iklim değişikliği; Fiziksel ve doğal çevre, kentsel yaşam, kalkınma ve ekonomi, teknoloji, insan hakları, tarım ve gıda, temiz su ve sağlık dahil hayatımızın her alanını etkiler.

Atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve diğer sera gazı birikimlerinde sanayi devrimi sonrası başlayan hızlı büyümeye paralel olarak, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarında önemli bir artış eğilimi gözlenmektedir.

Küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının türlerinin ve kaynaklarının çeşitliliği de çok çeşitli çözümlere yol açmaktadır. Ülkeler ulusal iklim değişikliği politikalarını belirlerken tüm bu olasılıkları göz önünde bulundururlar; Mevcut teknoloji altyapısı, insan kaynakları, kısa-orta-uzun vadeli kalkınma öncelikleri gibi kendi şartlarını belirlerler.

Dünyamızda iklim değişikliğinin etkileri görülürken ülkemiz de bu etkilerden nasibini almaktadır. Bu nedenle, antropojenik sera gazlarının olumsuz etkilerini kontrol altına almak ve azaltmak için önlemler alırken, iklim olaylarının etkilerine uyum sağlamak ve bunlardan yararlanmak ve etkilerini yönetmek için stratejilerin güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve uygulanması süreçleri de son derece önemlidir. .

Aslında iklim değişikliğine uyum sağlamak, iklim değişikliğinin etkilerinin iyi anlaşılmasıyla mümkündür ki bu etkilerle en iyi mücadele yöntemleri oluşturulabilsin. İklim değişikliğine uyum sağlamak, her seferinde bir adım değil, devam eden bir süreçtir.

ISO 14064-1 Standardı, işletme düzeyinde sera gazı emisyonlarının ve giderimlerinin hesaplanması ve raporlanması için ilke ve gereklilikleri kapsar. Bu standart aynı zamanda bir organizasyonun sera gazı envanterinin tasarımı, geliştirilmesi, yönetimi, raporlanması ve doğrulanması için gereklilikleri belirtir.

ISO 14064 serisi standartlar, nötr bir sera gazı programıdır. Bir sera gazı programı uygulandığında, bu sera gazı programının gereklilikleri, ISO 14064 serisi standartlardaki gerekliliklerin devamı niteliğindedir.

ISO 14064 serisi standartların bir gereksinimi, bir kuruluşun veya bir GHG proje ortağının GHG programının bir gereksinimini karşılamasını engelliyorsa, GHG program gereksinimine öncelik verilir.

Kuruluş Sınırlarının Belirlenmesi

Bir organizasyon bir veya daha fazla tesisten oluşabilir. Tesis düzeyinde GHG emisyonları ve giderimleri, bir veya daha fazla GHG kaynağından veya yutağından üretilebilir.

Kuruluş, tesis düzeyindeki sera gazı emisyonlarını ve uzaklaştırmalarını aşağıdaki yaklaşımlardan biriyle birleştirmelidir:

a) Kontrol: Kuruluş, mali ve idari kontrolü altındaki tesislerin hesaplanan tüm sera gazı emisyonlarından ve/veya uzaklaştırılmasından sorumludur.

b) Eşit paylaşım: Kuruluş, sera gazı emisyonlarının tüm kısımlarından ve/veya ilgili tesislerin uzaklaştırılmasından sorumludur.

Faaliyet Limitlerinin Belirlenmesi

Kuruluş, kendi faaliyet sınırlarını tanımlamalı ve belgelemelidir. Operasyonel sınırların belirlenmesi, kuruluşun çalışmasıyla ilişkili sera gazı emisyonlarının ve azaltımlarının belirlenmesini, sera gazı emisyonlarının ve giderimlerinin doğrudan emisyonlar (kapsam 1 zorunlu), dolaylı enerji emisyonları (kapsam 2 zorunlu) ve diğer dolaylı emisyonlar (kapsam 3 zorunlu değil) olarak sınıflandırılmasını içermelidir. . . Bu aynı zamanda diğer dolaylı emisyonlardan hangisinin hesaplanacağını ve raporlanacağını seçmeyi de içerir.

Hesaplamalar

Kuruluş, sera gazı emisyonlarına doğrudan katkıda bulunan sera gazı kaynaklarını (Mobil ve Sabit Yanma, Kaçak Emisyonlar, Proses Emisyonları,…) belirlemeli ve belgelemelidir. Kuruluş, ithal ederek tükettiği elektrik, ısı veya buharın tedarikçilerini ayrıca belgelemelidir. Kuruluş, diğer dolaylı GHG emisyonlarını hesaplarken, diğer dolaylı GHG emisyonlarına katkıda bulunan GHG kaynaklarını ayrıca tanımlamalı ve belgelemelidir.

Kuruluş, kendisine uygun hesaplama metodolojisini belirlemeli, baz yıla karar vermeli, faaliyet verilerini toplamalı, Emisyon Faktörleri (EF), Net Kalorifik Değerler (NKD), Küresel Isınma Potansiyelleri (KIP) ve diğer bileşenlere (Oksidasyon Faktörü) karar vermelidir. , Yoğunluk, Döngüler…) hesaplamayı etkileyecektir. vermelisin.

Raporlama

Kuruluş, GHG envanterinin doğrulanmasını ve GHG programına katılımı kolaylaştırmak veya harici veya dahili kullanıcıları bilgilendirmek için bir GHG raporu hazırlamalıdır. Sera gazı raporları eksiksiz, tutarlı, doğru, ilgili ve şeffaf olmalıdır. Kuruluş, geçerli sera gazı programının gerekliliklerine, dahili raporlama ihtiyaçlarına ve raporun hedef kullanıcılarının ihtiyaçlarına dayalı olarak sera gazı raporlarının içeriğini, yapısını, kamuya açık olmasını ve dağıtımını belirlemelidir.

Kuruluş, bu standarda uygun olduğunu iddia eden bir kamu sera gazı beyanı hazırladıysa, bu standarda uygun olarak hazırlanan sera gazı raporunu veya sera gazı beyanı için bağımsız üçüncü taraf doğrulama açıklamasını kamuya açık hale getirmelidir. Kuruluşun sera gazı beyanı bağımsız olarak doğrulanmışsa, doğrulama beyanı hedef kullanıcılara sağlanmalıdır.

Doğrulama

Doğrulamanın genel amacı, rapor edilen sera gazı emisyonları ve uzaklaştırmalarının veya sera gazı beyanının tarafsız ve nesnel bir incelemesidir. QSI, uzman kadrosu ile ISO 14064-1’e göre hazırlanan Sera Gazı Emisyon Raporlarını ISO 14065 akreditasyon standardına göre doğrulamaktadır.

İletişim Bilgilerimiz

Hızlı Bağlantılar

tr Türkçe
X